ahlak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahlak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2010

siyaset cemaat ve yargı

dün yazdığım konu hakkında araştırma yaparken, yazdıklarımdan daha beter kaynaklar gördüm. şu rezilliğe bakın. adaletmiş, hakmış, kimlerim kalkındığı ne kadar belli. tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak bu mu? tek kelime ile rezillik.

inançları çok kuvvetli bir adam değilim ama şunu söyleyebilirim, islamdaki en büyük günahlardan biri kul hakkı yemek. ben buna ahlaki bir ilke olarak inanıyorum. peki ya gözümüzün içine baka baka allah diyenler.

aşağıdaki linkleri bir inceleyin ilhan cihaner in ulaştığı dinleme kayıtlarına bakın. rezilliğin diz boyunu çoktan geçtiğini göreceksiniz...

1. link
2. link
3. link
4. link
5. link


ilhan cihaner in yaptığı soruşturmada bunun gibi binlerce sayfa konuşmadan bahsediliyor. hem bu soruşturmanın üstü örtülüyor, hem de bu soruşturmayı yapan savcı tutuklanıyor. günümüz iktidarının ADALET anlayışını görmek açısından iyi bir örnek. aynı zamanda günümüz siyasetinde cemaatlerin etkisi de inkar edilemez bir açıklıkla ortada.

03 Nisan 2009

akp antalyayı neden kaybetti

bu hafta antalyada konuşulan konu buydu. tabi başbakan ve türkiye seçim gündeminde olduğu gibi.

antalyada sokakta, mekanlarda ve otobüslerde kulak misafiri olduğum kadarı ile 3 madde ön plana çıkıyor;

1- antkart (antalyalılar RANTKART diyorlar) başlangıcındaki art niyetli uygulamalar.
2- kepez merkez arasındaki tramvay ve şehir içi trafiğinin iyice aksaması.
3- adalet bakanı m.ali şahin in seçim konuşması (halkı "bizi seçmezseniz hizmet alamazsınız" diyerek tehdit etmesi. bizim siyasilerimizde bu kafa hep var. sanki harcanan parayı ceplerinden çıkarıyorlar. benim paramla bana hava atıyor, tehdit ediyor.)

15 Ağustos 2007

a.necdet sezer

Yılmaz ÖZDİL'den...

Sezer...

Yedi yıl geçti.
Sormanın zamanıdır...
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in çocuklarının ismini bilen var mı?
Efendim ? Duyamadım...
Mesela, " Sezer'in kızı Ebru" diye başlayan bir cümle kursam, kaçınız itiraz edebilir, Ebru değil de, Betül diye?
Veya " oğlu Tarık" desem...
Var mı doğrusunu bilen?
Çalışıyorlar mutlaka...
Ne iş yapıyorlar?
Babaları cumhurbaşkanı yahu...
VIP'e girerken gören?
Genişletelim soruyu...
Hayali ihracat yapan yeğeni var mı?
Devlet kredisiyle banka alan kuzeni?
Kayınço?
''Sen benim kim olduğumu biliyor musun" diye fors yapan müteahhit kanka?
Var mı?
Peki, aile fotoğrafı?
Bıraktık işadamlarını... Gelin? Damat?
Nerede bu insanların magazin dergilerindeki şatafatlı pozları, televizyondaki görüntüleri, gazetelerdeki röportajları?
Elalemin yatında gören?
Verdimse, ben verdim... Duyan?
Telefon açsa neyse... Kimseye mektup yazdı mı,"hamili kart yakinimdir" diye?
Uzatmayayım...
Bizden biriydi.
Yedi yıl geçti... Hâlâ bizden biri.
Sadece bu mütevazı tablo bile, Sezer'in ne kadar başarılı bir Cumhurbaşkanı olduğunun kanıtıdır.
"İdeolojik" olarak karşı çıkanları, anlarım...
"Siyaseten" eleştirenlerin haklı olduğu taraflar vardır, normal. Ama...
Kırmızı ışıkta durduğu için, yalaka gazetecileri limuzinine bindirmediği için, Köşk'ün mutfağından ithal peyniri çıkardığı için, israf sevmediği için, akrabalarını zengin etmediği için, ayıp denilen kavramın farkında olduğu için, Beyaz Saray'a gidip akıl sormadığı için vizyonsuz" deniyorsa...
Hâlâ bu kadar saldırılıyorsa...
Memleketteki utanmazların, ne kadar cesur, arsız ve cüretkâr olduğunun da kanıtıdır.


siyaset ve devlet kademelerinde sayın sezer karakterinde insanlar arttıkça bu ülke türkiye olacak.