Pardus'un 2011.1 sürümü ile internette sorunlar yaşıyordum.
Sürekli girdiğim sitelere giremiyordum (last.fm vs.) ya da
herhangi bir site adresi yazıp tıkladığımda (google gibi)
bana alakasız bir site getiriyor. En basiti konversation ile
pardus kanalına bile bağlanamıyordum..
yapılacak işlem; görev çubuğu üzerindeki ağ arayüzü simgesi
üzerinde sağ tıklayıp > ağ yönetimi ayarlarını aç. ağ
bağlantıları ekranında gözüken Eth ı seçip düzenle diyelim.
burada açılan ekranda yöntem bölümüne "sadece otomatik
(DHCP) adresler" i seçip, "DNS sunucuları" bölümüne de
208.67.222.222 ve 208.67.220.220 adreslerini ekleyelim.
tamam dediğimizde şifre soracak, şifreyi girelim. sonrasında
bu ayarların etkin olması için bağlantıyı kesip yeniden
bağlanalım. internet bağlantısında yaşadığımız sorunlar
ortadan kalkacak.
özgürlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özgürlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Temmuz 2011
pardus 2011.1 internet bağlantısındaki sıkıntılar
Etiketler:
2011.1,
internet,
internete bağlanamıyorum,
last fm e giremiyorum,
linux,
özgürlük,
özgürlük için,
pardus
03 Nisan 2009
akp antalyayı neden kaybetti
bu hafta antalyada konuşulan konu buydu. tabi başbakan ve türkiye seçim gündeminde olduğu gibi.
antalyada sokakta, mekanlarda ve otobüslerde kulak misafiri olduğum kadarı ile 3 madde ön plana çıkıyor;
1- antkart (antalyalılar RANTKART diyorlar) başlangıcındaki art niyetli uygulamalar.
2- kepez merkez arasındaki tramvay ve şehir içi trafiğinin iyice aksaması.
3- adalet bakanı m.ali şahin in seçim konuşması (halkı "bizi seçmezseniz hizmet alamazsınız" diyerek tehdit etmesi. bizim siyasilerimizde bu kafa hep var. sanki harcanan parayı ceplerinden çıkarıyorlar. benim paramla bana hava atıyor, tehdit ediyor.)
antalyada sokakta, mekanlarda ve otobüslerde kulak misafiri olduğum kadarı ile 3 madde ön plana çıkıyor;
1- antkart (antalyalılar RANTKART diyorlar) başlangıcındaki art niyetli uygulamalar.
2- kepez merkez arasındaki tramvay ve şehir içi trafiğinin iyice aksaması.
3- adalet bakanı m.ali şahin in seçim konuşması (halkı "bizi seçmezseniz hizmet alamazsınız" diyerek tehdit etmesi. bizim siyasilerimizde bu kafa hep var. sanki harcanan parayı ceplerinden çıkarıyorlar. benim paramla bana hava atıyor, tehdit ediyor.)
02 Şubat 2009
pardus ve windows yüklü ntfs bölümü
bu komut genellikle pardus(linux) ve windows işletim sistemi kullananların işine yaracağını düşünüyorum. windows işletim sisteminin hata veya uygunsuz kapatma sonucu ulaşılamayan ntfs bölümüne ulaşmak için makineyi windowsla açıp normal bir şekilde kapattıktan sonra ntfs bölümüne girebiliyorduk.
""mount -t ntfs-3g /dev/sda1 /mnt/sda1 -o force""
bu yazdığım komutu root yetkisi ile verirsek açma kapamaya gerek kalmadan ntfs bölümüne bağlanabiliriz. yalnız komutta yazan "sda1" benim bilgisayarımdaki ntfs bölümlerden biri. siz bu komutu yazarken kendi ntfs bölümünüzün adını yazmalısınız.
""mount -t ntfs-3g /dev/sda1 /mnt/sda1 -o force""
bu yazdığım komutu root yetkisi ile verirsek açma kapamaya gerek kalmadan ntfs bölümüne bağlanabiliriz. yalnız komutta yazan "sda1" benim bilgisayarımdaki ntfs bölümlerden biri. siz bu komutu yazarken kendi ntfs bölümünüzün adını yazmalısınız.
Etiketler:
ayar,
bilgisayar,
bilim,
dikkat,
gelecek,
komut,
microsoft,
özgürlük,
özgürlük için,
pardus
22 Eylül 2007
neden pardus?
ben 94 yılından beri windows un pek çok sürümünü kullandım. o dönemlerde tek alternatifimiz olduğu için eleştiri veya yadırgama gibi bir durumum yoktu. linux ü duyduğumda da alışkanlıklarım dolayısıyla ve ilk çıkan ürünlerin son kullanıcı açısından zorluklarla dolu olması neden ile hep geriden izledim. ta ki pardus u yükleyip kullanana kadar.
şimdi başa dönelim ve "niye pardus?" sorusunu samimiyetle cevaplayalım. yerel bir çalışma. sadece yerel olması önemli değil. bu proje ile sahip olacağımız kazanımlar daha çok önemlidir. artık dünya çok farklı bir döneme giriyor. kullandığımız kaynaklar giderek azalıyor. bu da kaçınılmaz gerilim ve savaşların başlayacağını haber veriyor. böyle bir durumda; onurlu, kendi ayakları üzerinde durabilen bir ulus olmak istiyorsak bağımlılıklarımız asgari düzeyde olmalıdır. bunu microsoft ile yapamayacağımız açıktır. bunun yerine alternatifler üretme zorunluluğumuz var. pardus bu boşluğu dolduracağına inanıyorum. biz zorluklarla kazandığımız milli servetimizi dış alımlarla köreltiyoruz. bizim sorunumuz bu. yazılıma harcadığımız para araştırılırsa ne demek istediğim anlaşılacaktır. bizim -maalesef- osmanlı dan ala ala en kötü yanını lüks ve gösteriş kültürünü almışız. (örnek olarak asgari ücretle çalışan vatandaşımızın elinde bile 1000 ytl lik telefonlar buna en güzel örnek. onlarıda ancak %20 kapasite ile kullanıyorlar)
benim bu soruya cevabım; pardus bilgisayardaki günlük işlerimi en az angaryayla gerçekleştireceğim bir işletim sistemi olması bir yana, ileriye dönük ortaya çıkabilecek daha büyük gereksinimler için en büyük alternatif olacağına inandığım içindir. bu da karşılaştığım pek çok sorunu çözme azmi vermektedir. bunu yaparken cevap alamadığım veya ters cevap aldığım insanların kaprisleri bile beni hiç bir zaman zorlamamıştır(ama çoğunlukla samimi bir dayanışma ve yardımlaşma ile arşılandım. en azından her zaman balık vermek yerine tutmayı da öğrettiler) . çünkü sonuçta amaçladığım şey o kadar basit değil. o nedenle bu tür küçük ayrıntılara takılıp enerjimi boşa
harcama niyetinde değilim. bu çalışmalar sonucunda pek çok insan bu tür yazılımları çok iyi kullanabilen birer birey olacak. yazılım alanında çalışan arkadaşlar bu alt yapıyı kullanarak daha büyük projelere imza atacak. ben bunun gerçekliliğine inanıyorum.
milli bayramlar ve törenlerde okuduğumuz marşlara böyle sahip çıkabiliriz. istiklal marşında anlatılanlarla ancak böyle düşünerek tek vücut olabiliriz. bunun dışında yapacağımız her şey bizi bu amacımızdan uzaklaştıracaktır. bu anlattıklarım benim samimi düşüncelerimdir. bunlar ışığında herkes kendine "niçin pardus?" diye sormalı ve cevabını vermelidir.
benim için bir işletim sisteminden ötesini ifade etmektedir. bunu fırsat bilerek projede emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.
not: 29 Mayıs 2007 tarihli bir mailimden alıntıdır.
şimdi başa dönelim ve "niye pardus?" sorusunu samimiyetle cevaplayalım. yerel bir çalışma. sadece yerel olması önemli değil. bu proje ile sahip olacağımız kazanımlar daha çok önemlidir. artık dünya çok farklı bir döneme giriyor. kullandığımız kaynaklar giderek azalıyor. bu da kaçınılmaz gerilim ve savaşların başlayacağını haber veriyor. böyle bir durumda; onurlu, kendi ayakları üzerinde durabilen bir ulus olmak istiyorsak bağımlılıklarımız asgari düzeyde olmalıdır. bunu microsoft ile yapamayacağımız açıktır. bunun yerine alternatifler üretme zorunluluğumuz var. pardus bu boşluğu dolduracağına inanıyorum. biz zorluklarla kazandığımız milli servetimizi dış alımlarla köreltiyoruz. bizim sorunumuz bu. yazılıma harcadığımız para araştırılırsa ne demek istediğim anlaşılacaktır. bizim -maalesef- osmanlı dan ala ala en kötü yanını lüks ve gösteriş kültürünü almışız. (örnek olarak asgari ücretle çalışan vatandaşımızın elinde bile 1000 ytl lik telefonlar buna en güzel örnek. onlarıda ancak %20 kapasite ile kullanıyorlar)
benim bu soruya cevabım; pardus bilgisayardaki günlük işlerimi en az angaryayla gerçekleştireceğim bir işletim sistemi olması bir yana, ileriye dönük ortaya çıkabilecek daha büyük gereksinimler için en büyük alternatif olacağına inandığım içindir. bu da karşılaştığım pek çok sorunu çözme azmi vermektedir. bunu yaparken cevap alamadığım veya ters cevap aldığım insanların kaprisleri bile beni hiç bir zaman zorlamamıştır(ama çoğunlukla samimi bir dayanışma ve yardımlaşma ile arşılandım. en azından her zaman balık vermek yerine tutmayı da öğrettiler) . çünkü sonuçta amaçladığım şey o kadar basit değil. o nedenle bu tür küçük ayrıntılara takılıp enerjimi boşa
harcama niyetinde değilim. bu çalışmalar sonucunda pek çok insan bu tür yazılımları çok iyi kullanabilen birer birey olacak. yazılım alanında çalışan arkadaşlar bu alt yapıyı kullanarak daha büyük projelere imza atacak. ben bunun gerçekliliğine inanıyorum.
milli bayramlar ve törenlerde okuduğumuz marşlara böyle sahip çıkabiliriz. istiklal marşında anlatılanlarla ancak böyle düşünerek tek vücut olabiliriz. bunun dışında yapacağımız her şey bizi bu amacımızdan uzaklaştıracaktır. bu anlattıklarım benim samimi düşüncelerimdir. bunlar ışığında herkes kendine "niçin pardus?" diye sormalı ve cevabını vermelidir.
benim için bir işletim sisteminden ötesini ifade etmektedir. bunu fırsat bilerek projede emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.
not: 29 Mayıs 2007 tarihli bir mailimden alıntıdır.
Etiketler:
bağımsızlık,
bilgisayar,
bilim,
gelecek,
özgürlük,
pardus
24 Temmuz 2007
çocuk
hoşuma giden kısa hikayelerden biri.....
...... Babası İspanya'nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir
hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her hafta sonu babasını
ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi. Yine bir ziyarete
giderken babası için çizdiği resmi yanında yanında götürdü ancak
hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara
verilmesi yasaktı. Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve
oracıkta
yırtmışlardı...
Çok üzülmüştü küçük kız...Babasına söyledi bunu,o da "üzülme kızım,yine
çizersin;bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?"dedi. Küçük kız
diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. bu sefer
kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti. Babası
keyifle resme baktı ve sordu:
"Hmmm!Ne güzel bir ağaç bu!Üzerindeki benekler ne?
Portakal mı? Küçük kız babasına eğilerek,sessizce:"Hşşşşt! O benekler
ağacın içinde saklanan kuşların gözleri!....."
...... Babası İspanya'nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir
hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her hafta sonu babasını
ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi. Yine bir ziyarete
giderken babası için çizdiği resmi yanında yanında götürdü ancak
hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara
verilmesi yasaktı. Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve
oracıkta
yırtmışlardı...
Çok üzülmüştü küçük kız...Babasına söyledi bunu,o da "üzülme kızım,yine
çizersin;bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?"dedi. Küçük kız
diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. bu sefer
kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti. Babası
keyifle resme baktı ve sordu:
"Hmmm!Ne güzel bir ağaç bu!Üzerindeki benekler ne?
Portakal mı? Küçük kız babasına eğilerek,sessizce:"Hşşşşt! O benekler
ağacın içinde saklanan kuşların gözleri!....."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

