evet ağır gibi duruyor başlık. ama gerçek bu. ülkemiz yıllardır uygulanan yanlış politikalarla halkın refahı için kullanılacak milli servetini dünya zenginleri listesine soktuğu 26 dolar milyarderi ile göstermiştir.( refah düzeyi bizden kat kat üstün japonya bile bu listede altımızda)
liyakat usulüne göre dağıtılmayan görevler bunun birinci nedeni. durum böyle olunca o yöneticiler bu eksiklerinin diyetlerini bizim mallarımızı peşkeş çekerek ödüyorlar geriye. siyaset bu ülke üzerine örtülmüş bir leş örtüsüdür. siyasiler kendi/yandaşlarının çıkarlarını iktidar hırsı ile harmanlayarak vatandaşına etmediğini bırakmıyor. bakınız yıllardır iktidar denilen garabetin tüm ayıpları halka başka türlü bir vergi olarak gelmiştir. iktidar ve yandaşları tüm pisliklerini örtbas etmiş ve bunu yaparken bizim paramızla bozuk ekonomi dolayısıyla tüm yetkilileri satın almıştır.
nasıl böyle kesin bir kanıya varıyorum. bakınız murat demirel e. geçen haftalarda gazetelerde küçük köşelerde haberleri çıktı. kaçımız fark ettik. ben olayı kısaca anlatayım. murat bey e ait dosyalar kaybolur ve bulunamadığı için bazı davalardan yargılanamaz davası zaman aşımından düşer. sonra ne olur? dava düşünce dosyalar aynı suçtan yargılanan ali balkaner in dosyaları arasından kendiliğinden !!! çıkar. banka hortumcuları türkiye yi 50 milyar dolar zara uğrattığı düşünülüyor. ve bu suçtan yatan banka sahibi kalmadı. yani hepsi şimdi yeniden aramızda. saygın insanlar olarak. türkiye terör belasına 100 milyar dolar harcadığını düşünürseniz. küçük bir pkk gibi bakabilirsiniz bu adamlara.
30 yaşında bir insan olarak 65 yaşında emekli olacağım gerçeği çok koyuyor. hele iktidar denen olgunun zamanında kitleri iktidar çöplüğüne çevirmesi ve 40 yaşındaki genç emekliler bunun nedeni. peki faturası? biz ne güne duruyoruz değil mi? her şey çok güzel. ekonomi, türkiye nin dışarıdaki siyasi itibarı, refah düzeyi, eğitim, iş olanakları. onuda yazın bizim faturamıza biz öderiz değil mi?
iktidar ı eleştirirken hiç bir siyasi görüşü ayırmıyorum. hepsi aynı bokun başka rengi. iktidarlar döneminde zengin olan insanları araştırın. devrin siyasileriyle olan bağları sizi şaşırtacaktır. peki kimin parasıyla bunlar finanse edilir bunu da sorarsınız değil mi?
peki bu kadar sitemli yazdın bunu tetikleyen ne oldu bunlar yeni konular değil derseniz. evet başka bir konu. alınız haberin linkini veriyorum okuyup karar veriniz. link
her şey ne kadar ucuz ve normal. çünkü biz ucuzuz. okuyup araştırmak yerine kadın programları, diziler izlemek daha cazip değil mi?
bu akşam hangi diziyi izlesem?
aşağıdaki linkler bu yazıyla ilgilidir
murat demirel le ilgili haber
yazının ilham kaynağı
türkiye de gelir adaletsizliğinden kaynaklanan garipliğin haberi
hırsızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hırsızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Şubat 2008
vatan hainliği
Etiketler:
ayıptır bu yapılanlar,
hırsızlık,
iktidar hırsı,
kirli iktidar,
rüşvet,
siyaset,
torpil,
vatan hainliği
11 Ağustos 2007
hırsızlık
Çalınan çinilerimiz Londra'da çıktı
4 yıl önce İstanbul Yeni Camii Hünkar Kasrı'ndan çalınan 2 çini pano, 4 yıl sonra Londra'daki bir müzayede evinin internette yer alan kataloğunda bulundu.
İstanbul'un tarihi mekanlarından Yeni Camii Hünkar Kasrı, 20 Ocak 2003 tarihinde kimliği belirsiz kişiler tarafından soyulmuş, paha biçilmez karoluk İznik çinisi çalınmıştı. Olayın ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Kaçakçılıkla Mücadele Bürosu, yıllarca süren bir takibin ardından bulunamayan iki çiniye ulaştı.
İZ SÜRDÜLER
Çalınan 24 çiniden 22'si, olaydan kısa bir süre sonra Haliç kıyısında bulundu. Ancak yurtdışına çıkarılan iki çininin bulunması, 4 yıllık bir takip sonunda gerçekleşti. Kaçakçılık bürosunda çalışan, her biri çok iyi derecede yabancı dil ve bilgisayar bilen sanat tarihçisi uzmanlar, internette iz sürerken, iki çininin yer aldığı bir katoloğa rastladılar.
İNTERPOL DEVREDE
Araştırma sonucu çinilerin Londra'daki Sotheby's Müzayede Evi'nde satışa sunulduğu anlaşıldı. İnterpol ile yapılan ortak çalışmalar ve işbirliği sonucu Londra polisi tarafından teslim alınan çinilerin, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne iadesine karar verildi. Çinilerin 17'nci Yüzyıl’a ait olduğunu belirten Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, İznik çinilerinin dünyanın en önemli çinileri olduğunu ifade ederek, "Önceki dönemlerden farklı olarak biz bu eserleri hiç para ödemeden geri getiriyoruz. Şu anda bu müzayededeki 24 karodan oluşan eserler geldiği zaman Hünkar Kasrı'ndaki eksiklikler de tamamlanmış olacak" dedi.
KÜLTÜR MİRASI
Bir çininin sökülmesi anında yanındakilerin de zarar gördüğünü anlatan Beyazıt, eserlerin korunmasının kültür açısından da çok önemli olduğunu belirterek, "Bunlar vakıf eserleridir. Ecdadın vakfettiği eserlerdir. Bunlar sanatımıza, tarihimize, kültürümüze sahip çıkılmasını gerektiren, bizden sonraki nesillere güzel bir şekilde bırakmamız gereken emanetlerdir" diye konuştu.
KATALOG YOLLAMIYORLAR
Eserlerin çalınması konusunda pek çok önlem aldıklarını bildiren Beyazıt, çok iyi derecede yabancı dil ve bilgisayar bilen sanat tarihçilerinin 24 saat çalıştıkları Kaçakçılıkla Mücadele Bürosu sayesinde, yurt dışına kaçırılan eserlere olan taleplerin de azaldığını kaydetti. Eskiden müzayede şirketlerinin kendilerine kataloglarını gönderdiklerini anlatan Beyazıt, "Şimdi bu katalogları bizlere göndermiyorlar. Onlar bu işi kataloglarından takip ettiğimizi zannediyorlar. Halbuki bizim eksperlerimiz internet sitelerinden eserleri bulabiliyorlar" dedi.
iKi iZNiK CiNiSi DE PAHA BiCiLMEZ DEGERDE
Sanat tarihçilerinin değer biçemediği 24 İznik çinisi, kimliği belirsiz kişiler tarafından 4 yıl önce çalınmıştı. Çinilerin 22’si olaydan kısa süre sonra bulunurken, kayıp 2’sine teknoloji sayesinde ulaşıldı. Türkiye'de vakıf eserlerine yönelik hırsızlığın en çok yaşandığı ilin İstanbul olduğunu anlatan Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, “İstanbul'da vakıflara ait bütün camilere güvenlik kameraları yerleştirdik. Buraları yoğun bir şekilde takibe aldık. En büyük hedeflerinin ise insanları eğiterek hırsızlıkların önüne geçmek” dedi.
kaynak:......... bugün
4 yıl önce İstanbul Yeni Camii Hünkar Kasrı'ndan çalınan 2 çini pano, 4 yıl sonra Londra'daki bir müzayede evinin internette yer alan kataloğunda bulundu.
İstanbul'un tarihi mekanlarından Yeni Camii Hünkar Kasrı, 20 Ocak 2003 tarihinde kimliği belirsiz kişiler tarafından soyulmuş, paha biçilmez karoluk İznik çinisi çalınmıştı. Olayın ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Kaçakçılıkla Mücadele Bürosu, yıllarca süren bir takibin ardından bulunamayan iki çiniye ulaştı.
İZ SÜRDÜLER
Çalınan 24 çiniden 22'si, olaydan kısa bir süre sonra Haliç kıyısında bulundu. Ancak yurtdışına çıkarılan iki çininin bulunması, 4 yıllık bir takip sonunda gerçekleşti. Kaçakçılık bürosunda çalışan, her biri çok iyi derecede yabancı dil ve bilgisayar bilen sanat tarihçisi uzmanlar, internette iz sürerken, iki çininin yer aldığı bir katoloğa rastladılar.
İNTERPOL DEVREDE
Araştırma sonucu çinilerin Londra'daki Sotheby's Müzayede Evi'nde satışa sunulduğu anlaşıldı. İnterpol ile yapılan ortak çalışmalar ve işbirliği sonucu Londra polisi tarafından teslim alınan çinilerin, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne iadesine karar verildi. Çinilerin 17'nci Yüzyıl’a ait olduğunu belirten Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, İznik çinilerinin dünyanın en önemli çinileri olduğunu ifade ederek, "Önceki dönemlerden farklı olarak biz bu eserleri hiç para ödemeden geri getiriyoruz. Şu anda bu müzayededeki 24 karodan oluşan eserler geldiği zaman Hünkar Kasrı'ndaki eksiklikler de tamamlanmış olacak" dedi.
KÜLTÜR MİRASI
Bir çininin sökülmesi anında yanındakilerin de zarar gördüğünü anlatan Beyazıt, eserlerin korunmasının kültür açısından da çok önemli olduğunu belirterek, "Bunlar vakıf eserleridir. Ecdadın vakfettiği eserlerdir. Bunlar sanatımıza, tarihimize, kültürümüze sahip çıkılmasını gerektiren, bizden sonraki nesillere güzel bir şekilde bırakmamız gereken emanetlerdir" diye konuştu.
KATALOG YOLLAMIYORLAR
Eserlerin çalınması konusunda pek çok önlem aldıklarını bildiren Beyazıt, çok iyi derecede yabancı dil ve bilgisayar bilen sanat tarihçilerinin 24 saat çalıştıkları Kaçakçılıkla Mücadele Bürosu sayesinde, yurt dışına kaçırılan eserlere olan taleplerin de azaldığını kaydetti. Eskiden müzayede şirketlerinin kendilerine kataloglarını gönderdiklerini anlatan Beyazıt, "Şimdi bu katalogları bizlere göndermiyorlar. Onlar bu işi kataloglarından takip ettiğimizi zannediyorlar. Halbuki bizim eksperlerimiz internet sitelerinden eserleri bulabiliyorlar" dedi.
iKi iZNiK CiNiSi DE PAHA BiCiLMEZ DEGERDE
Sanat tarihçilerinin değer biçemediği 24 İznik çinisi, kimliği belirsiz kişiler tarafından 4 yıl önce çalınmıştı. Çinilerin 22’si olaydan kısa süre sonra bulunurken, kayıp 2’sine teknoloji sayesinde ulaşıldı. Türkiye'de vakıf eserlerine yönelik hırsızlığın en çok yaşandığı ilin İstanbul olduğunu anlatan Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, “İstanbul'da vakıflara ait bütün camilere güvenlik kameraları yerleştirdik. Buraları yoğun bir şekilde takibe aldık. En büyük hedeflerinin ise insanları eğiterek hırsızlıkların önüne geçmek” dedi.
kaynak:......... bugün
Etiketler:
hırsızlık,
laf salatası,
medeniyet,
terbiyesizlik
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

